Yukarda
yukarda çok yukarda
yeni yurdum
yeni yurdum var
seslerini duyabiliyorum
kokusu bir ilkbahar akşamı
henüz yağmur yağmış saçlarına
ve ben sessizlikteki sesi arıyorum
insanlar çok diyorlar orada
duvarlardan geçen yankılar
ve iştahı kabarmış bir canavar
karşı kıyıda oturmuş bekliyor
karanlığı bile yok etmeyi istiyor
gel gidelim son kanlı savaşa
göklerdeki krallığı kurmaya
insan denir ki anca insan
yeni sesleri ararsa kalır vicdan
ya hep aynı kelimelerle konuşsaydık
ne tad kalırdı ne de duru bir liman
kaosun içinden çıkamaz
sislere boğulur
ve toprağa gömülürdük inan
halbuki şimdi bir el var elimizde
sen ben ikimiz de
hatıraları ateşe veriyoruz
sigaramızın son dumanında
karanlıkların içinden ışığı doğuruyoruz
ne demiş şair
genç iki kere gençtir
bir doğduğunda
bir öldüğünde
ya hiç yaşamayanlar
onlar ise doğuştan yaşlananlar
bir kere denesen sen de bu mısrayı
aralanacak onlarca kapıyı
özgürce özgürlüğe doğru
ve sekizi beş geçe
her hece
aşk için aşka doğru
hükmediyor zamana ikimizin içindeki o uğultu
çağırıyor çağırıyor çağırıyor
ve zaman gitgide kısalıyor
gidelim !
Mert Gör’s Ubuntu Party
CC BY-SA 4.0 or later
25 Mart 2026
02:45 gece 2